PAMELA'DAN SES VAR!
 PAMELA’DAN SES VAR!

 

Türk müziğinde farklı tarzı ve sesiyle bilinen müzisyen, oyuncu ve DJ Pamela Spence ile kahkaha dolu bir söyleşi gerçekleştirdik.

 

Sohbetimizde oldukça samimi ve içten açıklamalarda bulundu. Müzikten siyasete, oyunculuktan modaya, sinemadan televizyona kadar birçok konuyu konuştuk. Sıra dışı ve farklı bakış açısıyla bu keyifli röportajda bakalım Pamela neler anlatmış bize…   

 

Ç.T.-Almanya’dan Türkiye’ye uzanan bir hikayeniz var. Türkiye’de önce Ankara sonra İstanbul süreciniz başladı. 

 

P.S.-Annem Türk. Babam ise İngiliz asıllı Amerikalı. Boşandıklarında ben annemle Ankara’ya geldim. Liseyi Ankara Atatürk Anadolu Lisesinde bitirdim. Dana sonra Hacettepe Üniversitesi Devlet Konservatuarı oyunculuk bölümünü okudum.  Okul yıllarımda çeşitli gruplarda sahne almaya başladım. 

 

Ç.T.- Herkes sizi müzisyen kimliğinizle tanıyor. Fakat sizin birde oyuncu kimliğiniz var. Bir  çok projede oyuncu olarak yer aldınız.

 

P.S.- Herkesi memnun etmek gibi bir düşüncem yok. Aslında hayatımda müzik de oyunculuk da hep var. Birine fazla ağırlık vermiyorum. Oyuncu olarak da hoşuma giden projelerde yer alıyorum. Dizi ve sinema oyunculuğundan daha çok tiyatro benim hoşuma gidiyor. Ben genelde oyunculukta da müzikalleri seviyorum. Ülkemizde bugüne kadar  yapılmış olan büyük müzikallerin hepsinde oynadım.

 

Ç.T.- Lise ve üniversite zamanlarında Ankara’da müzik grubunuz vardı. Bu grupla sahne alıyordunuz. İstanbul’a gelip bir albüm yapma süreciniz nasıl başladı. Bu sürece başlarken sizi destekleyen birileri oldu mu?

 

P.S.- Benim zaten planlarımda İstanbul’a gelmek vardı. Konservatuarı bitirince ben İstanbul’a gideceğim diye plan yapmıştım. 1998 yılında apar topar  bir müzikal proje için İstanbul’a geldim. Okan Bayülgen, Fikret Kuşkan gibi isimlerle bu müzikalde oynadım. Müzikalde oynamamın nedeni ise ben hem dans edip hem şarkı söyleyebilen hem de oyunculuk yapan biri olmam her zaman benim önümü açmıştır. İstanbul’a geldiğim süreçte müzik anlamında destek olan kimse olmadı.

 

Ç.T.- İstanbul’a geldikten sonra Müzik hayatınızda da hızlı bir ilerleyiş söz konusu oldu. Bugüne kadar dört albüm yaptınız. 

P.S.- 2003-2004-2006-2010 yıllarında albüm çıkardım. Bunun dışında bu ara yıllara sığdırdığım single ve düetlerde var. 

 

Ç.T.- Yakın zamanda bir albüm çalışması var mı?

 

P.S.- Albüm yapmayı düşünmüyorum. Single çalışmalarına devam edeceğim.  Aslanlar gibi ise en son çıkardığım single. 

 

Ç.T.-  Şu an için görüşme yaptığınız bir sinema filmi yada dizi film projesi var mı?

 

P.S.- Görüşmüş olduğum birkaç proje var. 

 

Ç.T.-Yakın zamanda ekranlarda ki oyunculardan beğendikleriniz ve başarılı bulduklarınız var mı?

 

P.S.- Yeni dönemde çıkan birçok oyuncuyu başarılı buluyorum ve bence çok iyi oyuncularımız var.  Fakat tiyatroda başarılı olan bir oyuncu bazen ekranda bunu yansıtamıyor. Ekran oyunculuğu ile tiyatro oyunculuğu gerçekten çok farklı. Nejat işler, Serkan Keskin, Fikret Kuşkan başarılı bulduğum oyunculardandır. 

 

Ç.T.- Bir sanatçı ile düet yapma projeniz var mı?

 

P.S.- Benim tarzımdan çok farklı olmayan bir sanatçı ile  düet  projem var. Şimdi bunu söylemiyim. Sürpriz olsun diyelim.

 

Ç.T.- Dünya müzik sektörü ile Türkiye müzik sektörünü kıyasladığınız zaman durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?

 

P.S.-  Nerdeyse ülkemizde şu an müzik sektörü bitmek üzere ve gün geçtikçe de daha kötüye gidiyor. Maalesef artık doğru düzgün yapımcıda kalmadı. Çıkan yeni şarkılar ve sanatçılar  arasında da kayda değer bir şey olduğunu düşünmüyorum. Artık ülkemizde sıfırdan yeni birinin çıkıp bir başarı yakalaması imkansız. Bir ara alternatif müziğin çok patladığı bir dönemde  herkes müzik dinliyordu. Ama oda yok oldu artık. Hep bir pop hep bir cıstak cıstak durum var. Bu da kalıcı olmuyor. Türkiye’nin müzikteki dezavantajı ise yapılan müziği sadece kendi içinde satıyorsun. Dünya müziği yapmıyoruz. Bu da bizim sektörün gerilemesine neden oluyor. Örneğin dünya müziği yapan sanatçılar için büyük prodüksiyon ekipleri çalışıyor. Bir şarkı yazmak için 15 kişi çalışıyor.  Türkiye’de ise her zaman bizim işler “Hallederiz Abi” mantığıyla yürüyor. Bu yüzden de başarı yakalayamıyoruz.

 

Ç.T.-  Günlük hayatta kimleri dinlersiniz? Yada başarılı bulduğunuz müzisyenler var mı?

P.S.- Tabi ki de çok başarılı müzisyenlerimiz var. Peyk, Flört, Duman, Mor ve Ötesi, Manga, Özlem Tekin, Şebnem Ferah, Teoman gibi bir çok isim kaliteli müzik yapıyor. Örneğin;  Peyk Türkçe blues yapan en iyi grup. İnanılmaz başarılı bir grup ama kimse bilmiyor. Türkiye’de kaliteli müzik yaptıkça dinleyici kitlen hep azalıyor. 

Ç.T.- Müzik sürecinde size destek olan yapımcı yada müzisyenlr kimlerdi?

 

P.S.- Yapımcı yada müzisyen desteği almadım. Benim hayatımda bu süreç hep spontane gelişti. Teoman’ın vokalisti olmamda çok tesadüfi gelişti. Hep bir grubun solisti olmuştum. Fakat Teoman’a vokalistlik yaptım. 

 

Ç.T.- Oyunculuk mu? Müzik mi?  Hangisi sizi daha çok mutlu ediyor?

 

P.S.- İkisi de birbirini çok besliyor. Ben kaliteli iş yaptığım zaman mutlu oluyorum. Fakat oyunculuk açısından Tiyatro her zaman beni mutlu eder. Tiyatro daha organik ve yaşayan bir şey. Seyirci ile temas kurup enerjilerini alabiliyorsun. Bu da beni mutlu ediyor. 

 

Ç.T.- Siyasetle aranız nasıl?

 

P.S.- Ülkemizin bu genel durumu yüzünden son dönemde hiç alakası olmayan kişiler bile siyasete kafayı takmış durumda. Artık hepimiz siyasetle yakinen ilgileniyoruz.

 

Ç.T.- Önümüzdeki süreçte müzik ve sanat adına ülkemizde daha da geriye gidiş mi olacak?

 

P.S.- Maalesef mevcut iktidar bütün sanatsal çalışmaları bitirmek için büyük çaba gösteriyor. Devlet tiyatroları ve operalarını kapatmak istiyorlar. Bunun dışında bu sene devlet üniversitelerinin çoğunda bahar şenliklerini iptal ettirdiler ve yasakladılar. Kurulacak bu yeni hükümet süreci sanatsal işleyişi de belirleyecektir. Zaten şu an ki süreçte devletin işlerinde çalışan sanatçı isimleri de belli. Zaten onlarda 2 yada 3 kişi.  Müzik anlamında da sanırım artık “İlahi Rock” yaparsam para kazanacağım.  

 

Ç.T.- Yabancı bir müzisyenle düet yapsanız kim olurdu?

 

P.S.-Tabi ki de Farrell ile bir şeyler yapmak isterdim. Farrell dünyanın müzik soundunu belirleyen en etkin kişilerden biridir. Farrell hem iyi bir sanatçı hem iyi bir prodüktördür.  

 

Ç.T.-  Yapmış olduğunuz müzik tarzınız nedir. 

 

P.S.-  Sinti pop, Pop Rock, Akustik pop denilebilir. Ben hiçbir zaman rock müzik yapmadım. Bu tarz sınıflandırmalara da girmeye karşıyım. İlk albümüm sinti pop, ikinci albümüm pop rock, üçüncü albümüm akustik pop, dördüncü albümüm daha elektronic pop rock oldu. 

 

Ç.T.- Herhangi bir müzik yarışma  programında jüri üyesi olmak ister miydiniz?

 

P.S.- Bugüne kadar böyle bir proje hiç gelmedi. Ülkemizde yapılan yarışmaları yabancı ülkelerde yapılan kadar başarılı bulmuyorum. Fakat proje gelmiş olsa değerlendirebilirdim.

 

Ç.T.- Televizyonda bir program yapmayı düşünür müsünüz?

 

P.S.- Şu an bir televizyon programı projem yok. Televizyonda bir program yapmak isterim. Fakat yapacağım program sıra dışı bir program olurdu. Örneğin en iyi dövmeci  gibi isimleri programımda ağırlamak isterdim. Ülkemizde o kadar değişik meslek grupları var ki, gençlerin ilgisini çekebilecek extreme bir program yapmak isterim.

 

Ç.T.- Moda ile aranız nasıl?

 

P.S.- Marka takıntısı olan birisi değilim. Kendi stylingimi kendim yaparım. Benim için moda beğendiğim bir şey olması. Ama bu benim için çok pahalı bir marka da olabilir ya da sıradan bir parça da olabilir. Aldığım her parçayı kendime göre uyarlarım.  Türkiye’de çalıştığım bir modacı yok. Ya da ilgimi çekmiyor. Çünkü kendi tarzımı kendim yaratıyorum. Birçok kostümümü kendim yaratırdım ve annemde dikerdi. Benim stylingimi kimse yapamaz, yaparsa mutsuz olur. 

 

Ç.T.- DJ lik anlamında da bir alt yapınız var. 

 

P.S.- Evet özel partilerde ve organizasyonlarda DJ lik yapıyorum. DJ liği de çok seviyorum. Ama DJ likte tarzım house ve deep house. 

 

Ç.T.- Aşk’a inanıyor musunuz?

 

P.S.- Tabi ki de inanıyorum. Ben bir aşk kadınıyım. Benim ilişkilerim hep uzun sürmüştür. Aşk insanda bir sürü duyguyu yükseltirken birçok şeyi de boş verdirtiyor. Şu an aşk  hayatımda kimse yok. Aday bile yok. Ama olsun çok istiyorum. 

 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol