Bu haber kez okundu.

Sahte İlaç Sektörü Sağlığı Tehdit Ediyor

Sahte ilaçlar tüm ilaç endüstrisinin sorunu. İlaç sahteciliği dünyanın her yanında yükseliş eğiliminde. Sahtecilerin hedef aldığı ilaçlar arasında tüm dünyada ilk sırada eczaneden almaktan çekinildiği için kontrolsüz online siteler üzerinden satılan cinsel sağlık ürünleri, ikinci sırada obezite ürünleri var. Üçüncü sırada ise saç kaybı ile ilgili ürünler olduğu düşünülüyor. Ama bu diğer alanlarda sahte ilaç olmadığı anlamına gelmiyor. Sahteciler bir şekilde kârlılık söz konusuysa neredeyse bütün firmaların bütün orijinal moleküllerini taklit edebiliyor. Ucuz ve bazen zehirli malzemelerle, “merdivenaltı” diye tabir edilen sağlıksız koşullarda, hekim ve dozaj kontrolü olmadan oldukça cüzi meblağlara üretilen bu ürünler üreticilerine büyük kârlar getirebiliyor. Oysa yasaya uygun faaliyet gösteren ilaç firmaları kontrollü ortamlarda ilaçların üretimine yüz milyonlarca dolar yatırım yapıyor, tamamen sağlıklı koşullarda üretim gerçekleştiriyor, numuneleri saklayıp yıllar sonra bile bir problem olursa belirli bir partiye geri dönüp gerçekten bir üretim hatası olup olmadığına bakabiliyorlar.

En Zayıf Nokta İnternet

Bu nedenle Pfizer sahte ilaçlara karşı diğer ilaç firmaları ve sektörün yanı sıra polis, narkotik birimleri, güvenlik kurumları, gümrükler, polis teşkilatı, bakanlık, devlet ve hükümetlere kadar pek çok taraf ile iş birliği yapıyor. Pfizer Küresel Güvenlikten Sorumlu Başkan Yardımcısı ve CSO’su John P. Clark “ABD, Kanada, İngiltere, Almanya gibi gelişmiş ülkelerde bile bu tür örneklerle karşılaştıklarını, AB üye ülkelerinden Kıbrıs ve Lüksemburg dışında hepsinden sahte ilaç bildirimleri aldıklarını” ifade ediyor. Avrupa’da da Amerika’da olduğu gibi en zayıf noktayı internet oluşturuyor.

Pfizer’in Türkiye’de yaptığı incelemelerden birinin sonuçlarını Türk polisine iletmesi sonucu 2009 yılında bir operasyon düzenlendi. İnternet üzerinden ve perakende satış mağazalarında sahte ürün satılmasıyla ilgili Pfizer Global Güvenlik Divizyonu tarafından sağlanan bilgilere ve kendilerinin yürüttüğü bir incelemeye dayanarak, Türk makamlarının başarılı operasyonu neticesinde yetkililer 13 şehirde, aralarında 3 eczanenin de bulunduğu 146 adrese aynı anda baskın yaparak 100’den fazla kişiyi tutukladı. Polisin tahmini, bu baskınlarla Türkiye’deki sahtecilik işinin %80’inin çökertildiği yönünde. Böylece 2009 ve 2010 yılları arasında ülkemizde ele geçirilen sahte ilaç sayısında büyük bir düşüş görüldü.

Sahte İlaçların Sağlık Riskleri/Tehlikeleri

Sahte ilaçlar duvarları küf kaplı, boyaları dökülmüş, içini kemirgen ve zararlıların sardığı laboratuvarlarda ve pis cihazlarla imal ediliyor. Sözüm ona “steril” enjekte edilebilir ürünler pis banyolarda musluk suyuyla dolduruluyor. Pfizer laboratuvarları bu ürünlerin içinde şimdiye kadar böcek ilacı, fare zehri, tuğla tozu, kurşun, asfalt boyası, kartuş mürekkebi, yemeklik yağlar, amfetaminler, yer cilası ağır metaller, arsenik ve hatta antifriz gibi aklın almadığı maddeler bulunduğunu doğruladı.

Sahte ilaçların tehlikesi içerdikleri toksik bileşenlerin yanı sıra bunların içinde hiç etkin bileşen olmaması, yanlış veya hatalı dozda etkin bileşen olması sonucu hastanın doktorun kendisine verdiği ilaçtan fayda sağlayamaması olabiliyor. Pek çok örnekte kalp ilacını, kanser ilacını, tansiyon ilacını aldığını sanarak sahte ilaç alan kişiler aslında ilacını almamış oluyor ve gerçek ilaç almamaktan kaynaklanan ölümler gerçekleşiyor. Hasta kanserse ve sahte ilaç kullanıyorsa, zaman içinde kanserden öldüğü takdirde, çoğu kez sahte ilaç aldıkları fark edilmiyor.

Dünyada Sahte İlaçlar

Dünya Sağlık Örgütü'nün tespitlerine göre dünyadaki ilaçların yüzde 6'sı sahte. Ülkemizde ilaç dağıtımı genel olarak güvenli olmakla birlikte, bazı gelişmekte olan ülkelerde ilaçların yüzde 50'sinin sahte olduğu tahmin ediliyor. Bu oran Afrika kıtasında yüzde 80'lere kadar çıkıyor. Özellikle, yüksek satış oranlarına sahip ilaçlar taklit ediliyor. Örneğin, Afrika'daki sıtma ilaçlarının çoğunun sahtesi yapılmaya çalışılıyor. Bu sahte ilaçların çoğu Hindistan ve Çin'de üretiliyor.

Dünya çapında sahte ilaç sektörünün 75 milyar dolar değerinde olduğu tahmin ediliyor. Sahte ilaç satışlarının ise yasal ilaç satışlarının neredeyse iki katı bir oran ile yıllık yüzde 13 arttığı kabul ediliyor. DSÖ, internetten yapılan ilaç satışlarında gerçek adreslerini gizleyen sitelerden alınan ilaçların yüzde 50’sinin sahte olduğunu tahmin ediyor.

Türkiye’de Sahte İlaçlar

Ülkemizde dağıtım kanalları genel olarak güvenli. Türkiye’de ilacı hastalar eczanelerden ve eczaneler güvenilir depolardan alırlarsa sorun bulunmuyor. Ancak internetteki satışların yüzde 50 kadarı sahte ilaçlardan oluşuyor. Türkiye’de yasal olarak internetten satış söz konusu değil. Bu nedenle hastaların bildiği eczanelere gidip, ilacı eczaneden satın almaları önem taşıyor.

Ülkemizde İlaç Takip Sistemi’nin devreye girmesi ile birlikte sahte ilacın tespit edilmesi ve engellenmesi ve hasta  güvenliği açısından son derece önemli bir adım atıldı. Bu sistem dünyada ilk kez Türkiye’de uygulanmaya başladı. İlerleyen yıllarda dünyadaki bazı diğer ülkelerde de uygulanmaya başlanacak benzer sistemler için ilk uygulama olması açısından İlaç Takip Sistemi örnek teşkil ediyor.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol