EKRANLARIN ZARİF İSMİ

RÖPORTAJ: Çağlar TUNCER

FOTO: Abdurrahman KURT

 

 

Ekranların başarılı sunucusu, spiker ve oyuncu Ece Pirim ile sizler için keyifli bir röportaj gerçekleştirdik. Sorularımızı içtenlikle ve samimiyetle yanıtllayan Ece Pirim, bakalım Haberlerturk.com’a neler anlatmış…

 

 

- Tescilli bir güzelsiniz. Avrupa ve Türkiye güzeli seçildiniz. Televizyon sektöründe aranılan bir isimsiniz. Hikayeniz nasıl başladı…

 

E.P: Küçük yaşlardan bu yana televizyona meraklıydım. Hareketli bir çocuktum. Ailemde çok fazla sanatçı var, genlerimiz biraz sanat ruhlu. Bende de o genlerden fazlasıyla var. Çift Ana dal uygulaması ile Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Televizyon Sinema bölümü ve İşletme bölümü mezunuyum.  Ardından hemen TRT ile sektöre giriş yaptım. 

 

- Eğitim döneminizde sektöre giriş yapmışmıydınız?

 

E.P: Tabiki sektöre girmiştim. Ankara’da Milli Eğitim Bakanlığı’nın  Mankenlik ve Zerafet Okulu özel kurslarına devam ettim.  Göçmen bir ailenin kızı olduğum için görüntü olarak çok dikkat çekiyordum. Herkes bu yüzden neden mankenlik yapmıyorsun, neden kurslara gitmiyorsun diyordu. Bir de aslan burcuyum  bu yüzden hareketli ve girişken bir yapım vardır. Üniversite eğitimine devam ederken minik minik mankenlik sürecimde başlamıştı. Her zaman televizyon sektörünü istiyordum.  Mankenlikten televizyon sektörüne geçen birisi değilim. Eğitimimi de televizyon sektörüne girmek için tamamladım.

 

- Güzellik yarışması bu sürecin hangi kısmında yer aldı?

 

E.P: 15 -20  yıl önce güzellik yarışmaları böyle değildi. Çok daha saygın ve çok daha etkili idi. Sayılı özel yarışmalar vardı. Ailem ve çevrem çok destek oldu. Türkiye Güzellik Yarışmasında 1.lik, ardından Avrupa Güzellik yarışmasında Avrupa 3.sü  ve  Amerika’da yapılan Miss Hawaiian Tropic yarışmasında da 3.cülük aldım. Daha sonra Atilla Saral ile birlikte Türkiye Mankenler Kralı ve Kraliçesi seçildik.

 

- Güzellik yarışmalarında tescil almak size kapıları açtı mı?

 

E.P: Kesinlikle çok etkisi olmuştur. Dediğim gibi geçmişte yapılan yarışmalar çok etkili ve saygındı. Şu an için bir şey diyemem ben kendi dönemim için son derece profesyonel yapıldığını söyleyebilirim. Yarışmalar çok disiplinli şekilde yapılırdı. Bende disiplin sahibi bir kişiyimdir. Benim hayatımda yarışmalar üst üste geldi. Üst üste 4 tescil derecesi aldım. Sonra artık yarışmalara biraz durun dedim. Birçok uluslararası yarışmalardan daha sonra teklif geldi fakat ben gitmedim.  4 tescil yeter dedim. Ama şöyle bir şey var; o dönemki yarışmaları devlet çok destekliyordu.  İşime ve iş hayatıma bu tescillerin çok faydası olmuştur.

 

- Televizyon sektöründe olmasaydınız ne iş yapardınız?

 

E.P: Çok güzel bir soru. Ay valla oturur ağlardım. Ben çok değişik bir çocuktum. Sürekli bir doktor olacağım, bir polis olacağım, öğretmen olacağım derdim. Ama hep değişirdi söylediklerim. Ama hareketli bir işim olsun isterdim. Televizyon sektöründe olmasaydım iş kadını olurdum. Ama aklımda hep televizyon vardı. 

 

- Geçmişten bu yana korumuş olduğunuz bir çizginiz var, bunu hiç bozmadınız. Bunu neye borçlusunuz?

 

E.P:  Ben çizgimi baştan belirledim. Asıl amacım hep televizyoncu olmak olduğu için hep bu doğrultuda projelerde yer almayı tercih ettim. Ve bir taraftan da haberci kimliğimi hep korudum.  Televizyon sektöründeki büyüklerim; beni çizgim konusunda  hep korudu ve destekledi. Bende projeleri seçerken çok seçici davranmaya özen gösterdim. Buda çizgimi korumamdaki en etkili neden oldu.

 

- Sektörde şu an istediğiniz noktada mısınız?

 

E.P: İstediğim noktaya yıllar önce geldim.  Türkiye’de ana haber spikerliği, sunuculukta en iyi ortamlarda bulunmak ve ülkemi yurt dışında temsil edip başarıyla dönmek gibi birçok hedefime ulaştım.  Ama şu an sorarsanız,  ortalık karıştı, ekranlar kirlendi ve bu yüzdende şu an için çokta istediğimiz yerde olduğumuz söylenemez. Hatta bana kalsa şu an ekrandan birçok kişiyi elerim!

 

-  Ekran ve sektörünüzle alakalı örnek aldığınız isimler var mı?

 

E.P: Eskilerden Aytaç Kardüz, Mustafa Yolaşan, yenilerden Sonay Dikkaya sevdiğim isimler arasında yer alıyor. 

 

- Son dönemde çok fazla sosyal sorumluluk projesinde yer aldınız. 

 

E.P:  Sosyal sorumluluk projelerinde yer almak bana iç huzur yaşatıyor. Ben her zaman sosyal sorumluluk projelerinde  ‘’ Bakarım” demedim… “Varım” dedim.

 

- Kısaca Ece Pirim nasıl bir karakter?

 

E.P: Dürüst, samimi, içten, doğal… Taklitlerimden sakının…

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol