Bu haber kez okundu.

Altın Piyasasında Son Durum Nedir?

 

Bilindiği gibi Hindistan, bir süredir ülkeye altın ithalatını zorlaştırmak için elinden geleni yapıyor. Alınan önlemlerin arasında gümrük vergileri ve ithal edilen altının belli bir kısmının tekrar ihraç edilmesi mecburiyeti bulunuyor.

Söz konusu önlemler olmasa, Hindistan’ın 2013’te 1.200 ton civarında altın ithal etmesi bekleniyordu. Ancak gerçek rakam 825 ton düzeyinde kaldı. Yani alınan önlemler kabaca 400 tonluk bir talep düşüşüne yol açtı. Gerçi kimi kaynaklar, ülkeye kaçak yollarla giren altın nedeniyle bu talep düşüşünün gözüktüğü kadar fazla olmadığını iddia ediyor, ancak yine de Hindistan normalde ithal edeceği kadar fazla altın ithal etmiyor.

Diğer yandan, hükumetin altına uyguladığı vergi ve kısıtlamalar halkın tepkisine yol açıyor. Hindistan’da 7 Nisan’da gerçekleştirilecek genel seçim öncesinde, yani Mart ayı sonlarında, altına uygulanan vergi ve kısıtlamaların en azından bir kısmının kaldırılması bekleniyor.

Peki acaba bu kısıtlamalar kaldırılırsa nasıl bir talep artışı yaşanacak?

Bunu anlamak için Hindistan’ın aylık altın ithalat rakamlarına bakmak uygun olabilir. Alınan son önlemler sonrasında ülkenin aylık altın ithalatı 38 ton civarında sabitlendi. Bu rakamı yıllık bazda hesaplarsak, 456 ton elde ediyoruz. Ülkeye yasadışı yollarla giren altın miktarının da 250 ton düzeyinde olduğunu varsayalım. Büyük ihtimalle bu rakam daha da yüksek, ancak temkinli davranmakta fayda var.

456 ve 250 tonu topladığımızda, yıllık 706 ton rakamına ulaşıyoruz. Yani mevcut ithalat seviyeleri devam ederse, Hindistan’ın 2014 altın talebi 706 ton düzeyinde kalabilir. Oysa kısıtlamalar olmaksızın ülkenin altın talebinin 1.200 ton civarında olduğu tahmin ediliyor. Yani arada 500 ton civarında bir fark var.

 

Tabii bu hesaplamaların tümü varsayımlar üzerine kurulmuş. Mevcut fiyatlarla Hindistan’ın altın talebi 1.200 tona ulaşmayabilir veya belki 1.200 tonu da geçebilir. Ancak talep artışının hatırı sayılır bir miktar olacağı kesin.

Böyle bir talep artışının altın fiyatlarını yükselteceği tartışılmaz; Hele ki Çin ve diğer Asya ülkelerindeki talep artışı da yükselme eğilimindeyken. 

Diğer yandan, altın arzı da düşüş eğiliminde. 2013’te altına dayalı borsa yatırım fonlarının yaptığı satışlarla birlikte küresel arz 5.500 tona ulaşmıştı. Ancak bu yıl söz konusu arzın 1.200 ton azalması, yani 4.300 ton civarında gerçekleşmesi bekleniyor. Dolayısıyla azalan arz ortamında, talebin 500 ton düzeyinde artış kaydetmesi fiyat üzerinde azımsanmayacak bir etki yaratacaktır.

Tahminlerime göre, altın fiyatının 2014 başından bu yana yaşadığı sert yükselişte Hindistan’ın etkisi büyük. Piyasa oyuncuları, Mart sonu itibarıyla ülkenin altın ithalatına uyguladığı kısıtlamaları anlamlı biçimde azaltmasını bekliyor. Hal böyle olunca da, altın fiyatı bu beklentiyi yansıtıyor.

Ancak yine de fiyatlardaki gerçek yükselme, talep artışının gerçekleşmesiyle birlikte yaşanabilir. Çünkü yatırım dünyasında artan fiyatlar, giderek daha fazla yatırımcının ilgisini çeker ve bir noktadan sonra fiyat artışı kendi kendini besler hale gelir. 2011’de altın fiyatında görülen artışta da böyle bir etken kendini göstermekteydi.

Özetle, altın piyasası oldukça parlak bir döneme girmek üzere olabilir. Çin piyasasında görülen altın talebi artışıyla birlikte Hindistan’daki talebin artması, 2014’te altın piyasasının beklediği katalizör olacak diye düşünüyorum.   

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol